Mephisto

paranoid-android

1 Mayıs işçi bayramı kutlu olsun ….

1 Mayıs işçi bayramı kutlu olsun ….

Yine bir şarkıya takılıp defalarca replay tuşuna bastığım saat dilimlerindeyim

Ben yumuşak tuşlarına basacağım hayatın
sen çatıyı kur.
Sırları soracağım ben,
sen hayatın anlamını ara.
Yazın yönünü değiştireceğim ben
sen yolculuğa çık.
Ben arka bahçeyi özleyeceğim
sen inat et.


Birhan Keskin-Olgunluk

stanbul gibi yaşlandım ben de
Neremi açsan farklı dönemlerimden kalma bir anı’ma ulaşırsın.
Zaten ben bile soyunup kendime baktığımda; bazen tatlı bir selamın ardından kalan izler yüzünden dolar gözlerim, bazen ise acı bir elvedanın artıklarıyla
Yani aslında, acı bir tarih fışkırır her yanımdan..

Tahmin edersin ki yaralarımın hepsi taze değil ve bu yüzden bir çoğu artık kanamamakta 
Bazıları çok eskiden kalma, bazıları ise henüz açılmış bulunmakta
O yüzden senden ricam; lütfen çok derinlerimi açma..
orda kanamaktan bıkmış eski yaralarım var
taze acılarımın ise temelleri atılmakta..

Kabuklarından soyunmuş yeni yara izlerim ve hatta sarılmaya can atan bir kaç an’ım da var 
Biraz daha özetle: ben hep, gelecek birilerini bekleyenlerin ilk durağı oldum.

 

Kayboldum, kayboldu içimden o sesler.

Bazı insanlara, bazı kitaplara, bazı şiirlere, 

bazı rastlantılara ve bazı kaderlere, inanmasanız bile, borçlusunuzdur.    

Umay Gedikoğlu

Ağlamak için el altında bulunsun!

Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
Bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
Geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
Sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük

Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün..

Ahmet telli

”Soğuk olan hava değil Mahsun..İnsanlar soğuk.. Hayat çok soğuk..Keşke bu kadar soğuk olmasaydı da dünya, sen de bu kadar üşümeseydin diye bağıracak oluyorum arkasından ”
Tabutta Rövaşata- 1996 /Derviş Zaim

”Soğuk olan hava değil Mahsun..İnsanlar soğuk.. Hayat çok soğuk..Keşke bu kadar soğuk olmasaydı da dünya, sen de bu kadar üşümeseydin diye bağıracak oluyorum arkasından ”

Tabutta Rövaşata- 1996 /Derviş Zaim

Avareyim, asudeyim, yorgunum. Bilmiyorum, neden sana vurgunum